Skip navigation links
Türkiye’de Yatırım Yapmak İçin 10 Neden
Yatırımcı Kılavuzu
Türkiye’ye Giriş
Çalışma İzni
Oturma İzni
İstisnai Vatandaşlık Edinimi
Türkiye'de İş Kurmak
Varlık Devri
Türkiye'de İş Yapmanın Maliyeti
Finansmana Erişim
Teşvikler
Çalışanlar ve Sosyal Güvenlik
İstihdam Koşulları
İş Sözleşmesinin Feshi
Sosyal Güvenlik Sistemi
Vergiler
Yatırım Bölgeleri
Demografi
Düzenleme ve Denetleme Kurumları
Makroekonomik Göstergeler
Türkiye'de Doğrudan Yabancı Yatırım
Dış Ticaret
Yatırım Mevzuatı
Bu sayfa yazıcı önizleme sayfasıdır.
Sayfaya geri dönmek için tıklayın.
Sayfayı yazdır
 

Dış Ticaret 

Dış Ticaret İstatistikleri

 

milyar ABD doları

 

2010

2011

2012

2013

2014

2015

2016

2017

İhracat (FOB)

113.883

134.907

152.462

151.803

157.610

143.839

142.530

156.993

İthalat (CIF)

185.544

240.842

236.545

251.661

242.177

207.234

198.618

233.800

Ticaret Hacmi

299.427

375.749

389.007

403.464

399.787

351.073

341.148

390.793

Ticaret Dengesi

-71.661

105.935

-84.083

-99.859

-84.567

-63.395

-56.089

-76.807

 

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

 

Türkiye ekonomisi, 1980’li yıllardan bu yana uygulanan liberalleşme süreci sayesinde yüksek büyüme oranlarına ulaşmıştır. Bu sürecin en önemli kilometre taşlarından biri, Türkiye’nin 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) üye olmasıdır. Bu gelişmeyi takiben Türkiye, AB ile müzakereleri de neticelendirerek 1 Ocak 1996 tarihinde Gümrük Birliği’ne girmiştir. Tüm bu adımların sonucunda, dış ticaret hem ihracat hem de ithalat bakımından hızla artmıştır. İhraç mallarının yapısında, sanayi ürünlerinin tarım ürünlerinin yerini almasında etken olan kayda değer değişimler gözlenmiştir.

 

İhracat

 

1980 yılından bu yana izlenen ve ihracata dayalı kalkınma modeli çerçevesinde uygulanan politikalarla uyumlu olarak, ihracatın Türkiye için önemi gerek nitelik gerekse de nicelik olarak son derece artmıştır.

Özellikle 1980 yılında başlayan ve 1990’ların ortalarına kadar devam eden süreçte, tekstil ve giyim ürünleri, demir-çelik ve gıda maddesi üretimi gibi emek-yoğun sanayi ürünlerinin pazar içindeki payıyla ilgili olarak son derece önemli gelişmeler gözlemlenmiştir.

1996 yılında, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği Anlaşması yapılmasıyla birlikte Türkiye, ihracatta yeni bir yapısal dönüşüm sürecine girmiştir. Geçtiğimiz yıllarda meydana gelen gelişmeler, elektrikli/elektronik makine ve ekipmanlar ile otomobil üretimi gibi yüksek teknoloji gerektiren sektörlerde üretim ve ihracatın belirgin bir biçimde arttığını göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında, sanayi ürünleri üretiminin de ihracat pazarı içindeki payının arttığı görülmektedir.

 

2017 Yılında En Çok İhracat Yapılan Ürün Grupları

 

 

Ürün Grupları

milyar ABD doları

Toplam ihracattaki payı (%)

1

Demir yolu veya tramvay vagonları dışındaki araçlar; bunların aksam ve parçaları

 23,940

15,3

2

Kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler; bunların aksam ve parçaları

 13,825

8,8

3

Kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler ve bunlardan elde edilen ürünler

 10,879

6,9

4

Örme ve tığ ile işlenmiş ürünler ve bunlardan elde edilen eşyalar

 8,840

5,6

5

Demir-çelik

 8,230

5,2

6

Elektrikli makine ve cihazlar; bunların aksam ve parçaları

 8,090

5,2

7

Örme ve tığ işi olmayan ürünler ve bunlardan elde edilen eşyalar

 5,948

3,8

8

Demir-çelik ürünleri

 5,599

3,6

9

Plastik ve plastik ürünleri

 5,474

3,5

10

Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler

 4,327

2,8

 

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

 

2017 Yılındaki Başlıca İhracat Pazarları

 

Pazarlar

milyar ABD doları

Pay (%)

A-AB 28

 73,906

47,1

B-Türkiye’deki Serbest Bölgeler

 1,995

1,3

C-Diğer ülkeler

 81,092

51,7

1- Diğer Avrupa ülkeleri

 9,805

6,2

2- Kuzey Afrika ülkeleri

 7,525

4,8

3- Diğer Afrika ülkeleri

 4,149

2,6

4- Kuzey Amerika ülkeleri

 9,700

6,2

5- Orta Amerika ülkeleri ve Karayipler

 1,171

0,7

6- Güney Amerika ülkeleri

 1,295

0,8

7- Yakın ve Orta Doğu ülkeleri

 35,334

22,5

8- Diğer Asya ülkeleri

 11,271

7,2

9- Avustralya ve Yeni Zelanda

0,648

0,4

10- Diğer ülkeler

 0,192

0,1

 

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

 

İthalat

Türkiye’nin ithalat rejimi, AB ile kurulan Gümrük Birliği’ne tam uyum, EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Birliği) ile mevcut ilişkilerin sürmesi ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyeliğinin getirdiği yükümlülükleri yerine getirmek açısından yaşanan liberalleşmeyi vurgular niteliktedir. Ortak Gümrük Tarifesi’ne uyum sağlamak amacıyla Türkiye, gümrük oranlarının azaltılması ile ilgili yapılan çalışmalara özel bir önem atfetmektedir. İthalat rejiminde gereken değişikliklerin gerçekleşmesiyle birlikte, 1 Ocak 1996 tarihinde AB ile Gümrük Birliği Anlaşması yürürlüğe girmiştir.

 

Türkiye’nin 1980’lerden beri benimsemiş olduğu ithalat rejiminin temel hedefleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

 

  • Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) hükümlerine uygun olarak korumacı önlemlerin azaltılması
  • Bürokratik prosedürlerin azaltılması
  • Hammadde ve ara malların belirli kalite standartları çerçevesinde makul fiyatlardan tedarik edilmesi


Türkiye’nin Uluslararası Ticaret Örgütlerine Üyelikleri

Türkiye, 1995 yılından bu yana Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyesidir. Ekonomik İşbirliği Örgütü (EİÖ), Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİÖ), Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ), Milletlerarası Ticaret Odası (MTO), D-8 ve benzeri diğer organizasyonlar içindeki katılımı ve üyelikleri, Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası ticaret normları ile bütünleşme konusunda sergilemiş olduğu kararlılığın açık bir göstergesidir.

 

Türkiye, AB ile olan Gümrük Birliği’ne ek olarak; Arnavutluk, Bosna Hersek, Faroe Adaları*, Fas, Filistin, Gana*, Güney Kore, Gürcistan, İsrail, İsviçre ve Lihtenştayn, İzlanda, Karadağ, Kosova*, Lübnan*, Makedonya, Malezya, Mısır, Moldova*, Morityus, Norveç, Sırbistan, Singapur*, Suriye (askıya alınmıştır), Şili, Tunus ve Ürdün ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalamıştır. (*onaylanma aşamasındadır)