Makine imalat sanayisi, diğer sektörlere yatırımlar ve ara mal/servis girdileri aracılığı ile yaptığı katkı sayesinde ülkelerin ekonomik gelişiminde rol oynayan stratejik sektörlerin başında gelmektedir. İleri seviyede bir makine imalat sanayisi ülkeye yadsınamayacak önemde bir rekabet gücü sağlar.
Türk makine sanayisi, ülkenin sanayi üretiminin büyük bölümünü oluşturan, rekabete ve yeniliklere son derece açık küçük-orta-büyük ölçekli işletmelerin (KOBİ) gelişimine bağlı olarak 90’lı yılların başından bu yana yıllık ortalama % 20 gibi bir oranda istikrarlı olarak büyümektedir.
Ülkenin endüstriyel gelişimine yaptıkları katkı ve makine sektöründeki lokomotif rolleri ile sivrilen KOBİ’ler, çoğu yabancı ülkedeki benzerlerinin aksine, Türkiye’nin düşük maliyetli ve nitelikli iş gücü avantajından yararlanmaktadır. Türk makine sanayisinin geldiği noktayı ortaya koyan bir diğer gösterge de üretim sürecindeki yüksek yerli girdi oranıdır. % 85 seviyesinde seyreden bu oran, Türk makine sanayisinin dış kaynaklara olan düşük bağımlılığı ve ülkedeki diğer sanayi kollarına verdiği desteği ifade etmektedir.
Nitelikli iş gücünün sağladığı mühendislik kabiliyetiyle, düşük üretim maliyetlerini başarıyla birleştiren Türk makine sanayisi, uluslararası arenada her geçen gün ağırlığını artırmakta, ürettiği yüksek kaliteli ürün ve makine aksamlarıyla tanınır hale gelmektedir.
Türk makine sanayisi ürünlerinin uluslararası pazarlarda elde ettiği başarı, sektörün ülkenin toplam ihracatı içindeki payını da giderek artırmaktadır. Makine sanayisi üretimi 2010 yılında 9,4 milyar ABD dolarına ulaşarak ülkedeki toplam ihracatın %8,3'ünü oluşturmuştur. Türk makine sanayisinin ihracat yaptığı başlıca ülkeler arasında sırasıyla Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve İran gelmektedir. Öte yandan, Türk makine sanayisinin önde gelen ithalat kaynakları Çin, Almanya, İtalya, Fransa ve ABD’dir. Yerli makine sanayisindeki güçlü üretime rağmen, 2010 yılında 21,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşen makine ithalatı, ihracatı aşarak makine sanayisine yönelik yerel talepte yaşanan artışa işaret etmektedir.
Türkiye’nin, Cumhuriyetin 100. yılının kutlanacağı 2023 yılına yönelik iddialı vizyonu gereği makine sanayisine ilişkin son derece önemli ihracat hedefleri belirlenmiştir. Türk makine sanayisinin, ihracatta 100 milyar ABD dolarını yakalayıp küresel pazardaki payını % 2,3’e ulaştırması için 2023 yılına kadar % 17,8’lik bir bileşik yıllık büyüme oranına ulaşması öngörülmektedir. Bu tarihe kadar, sektörün Türkiye ihracatındaki payının en az % 18’e çıkması beklenmektedir.
Makine sanayisi doğrudan yabancı yatırım için de cazip bir sektör olarak geçtiğimiz on yılda 771 milyon ABD dolarının üzerinde doğrudan yabancı yatırımı çekmiştir.
|
2002 |
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
2007 |
2008 |
2009 |
2010 |
2011* |
|
13 |
16 |
6 |
13 |
54 |
48 |
226 |
220 |
64 |
51 |
Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)
*2011 Ocak-Eylül