Skip navigation links
Altyapı
Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Çevre Teknolojileri
Destek Merkezleri
Enerji
Finansal Hizmetler
Gayrimenkul
Gıda
Kimya
Makine
Otomotiv
Sağlık
Tarım
Taşımacılık ve Lojistik
Turizm
Bu sayfa yazıcı önizleme sayfasıdır.
Sayfaya geri dönmek için tıklayın.
Sayfayı yazdır
 

Otomotiv 

    Türk otomotiv endüstrisinin temelleri, Türk yapımı ilk otomobillerin geliştirilme çalışmalarına başlandığı 1960’lı yıllara dayanmaktadır. Türk otomotiv sektörü, temellerinin atıldığı yıllardan bu yana hızlı bir sanayileşme ve gelişme süreci içerisinde montaj ağırlıklı ortaklıklardan tasarım yeteneği ve geniş üretim kapasitesine sahip dünya çapında bir endüstriye dönüşmüştür. Uluslararası kalite ve güvenlik standartlarını yakalayan, hatta bu standartların ötesine geçen, günümüz Türk otomotiv endüstrisi, katma değerli üretim anlayışı sayesinde son derece verimli ve rekabetçidir.

     

    Sektördeki ihracat ve Ar-Ge kapasitesi; üretimdeki yüksek verimlilik, ana sanayinin temel öğeleri ve yan sanayi arasındaki iş birliği, üniversite-sanayi projelerinde yaratılan pozitif etkileşim ve gelişmiş lojistik imkânlarla desteklenmektedir. Türk otomotiv endüstrisi, AB’ye uyum sürecinin gerektirdiği çevre ve teknik standartları ile, uluslararası diğer mevzuatlara tam uyumludur. Müşteri beklentilerini kolaylıkla karşılayan üretim kabiliyeti, Türkiye’nin bu sektördeki güçlü yanlarından biri olarak öne çıkmaktadır.

     

    Yoğun uluslararası rekabet ortamında, yenilikçi ve esnek yapısını koruyarak gelişen Türk otomotiv endüstrisi, Avrupa’nın en büyük ticari araç üreticisi olarak 1 milyondan fazla araç üretimiyle ülkeyi 2010 yılında otomotiv imalatı yapan ülkeler arasında 16. sıraya yükselterek ülkenin dünya çapındaki prestijini artırmıştır. Ülkedeki üretimin yaklaşık % 70’i ihraç edilmektedir. Öte yandan, iç piyasada satılan araç sayısı 2010 yılında 800.000 civarında yer almıştır.

     

    Yerli ve yabancı toplam 17 ana üretici ve 4000’e yakın yan sanayi şirketinin faaliyet gösterdiği Türk otomotiv sektöründe, 300.000 nitelikli çalışan doğrudan istihdam edilmektedir.

     

    Gelişen ekonomi ve istikrarlı mali yapıyla birlikte kişi başına düşen GSYİH’nın 10.000 ABD doları seviyesini geçtiği Türkiye’de, artan üretim kapasitesinin yanı sıra güçlü bir iç talep gözlenmektedir. 2010 yılında 1000 kişiye düşen araç sayısı yaklaşık 200’dür (1000 kişiye düşen otomobil sayısı 100); bu rakam sektörün güçlü potansiyeline işaret etmektedir.

     

    Sektöre, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD), Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği (UTAYSİB) gibi endüstri dernek ve birliklerinin yanı sıra, Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme Merkezi (OTAM) ve Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi (OETK) gibi araştırma ve tanıtım platformları da aktif olarak yön vermektedir. Söz konusu kurumların uluslararası bağlantıları ve temsil güçleri, Türk otomotiv sektörünün dünya çapında söz sahibi olmasına da katkıda bulunmaktadır.

     

    Yakın gelecekte yaklaşık iki milyon araç üretim kapasitesine ulaşılması, 50 milyar ABD dolarını bulan ihracat, milyarlarca dolar değerinde Ar-Ge ve Ür-Ge projelerinin gerçekleştirilmesi ile sektörün, 600 bin kişilik bir iş gücüne sahip, küresel anlamda üstün kalite ve katma değer taşıyan araçlar üreten bir “otomotiv üretim üssü”ne dönüşmesi, Türk otomotiv endüstrisinin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır.

 

Güçlü Noktalar

  • Avrupa’ya ve Asya’ya coğrafi olarak yakın olması Türkiye'yi güçlü bir üretim üssü haline getirmektedir. ,

  • İş gücü maliyetinin AB ülkelerinden daha düşük olması ve iyi eğitilmiş iş gücü bulunması.

  • Ülkenin en büyük 10 ihracatçı şirketinden dördünün otomotiv şirketi olması sektörün ekonomi açısından önemini yansıtmaktadır.

  • AB ile yapılan Gümrük Birliği anlaşması ihracat vergilerinin düşmesini sağlamaktadır.

  • Hem ana sanayi hem yan sanayi alanında orijinal parça üretimi düzeylerinde Ar-Ge deneyimi.

Zayıf Noktalar

  • Özel Tüketim Vergisi ve KDV’nin vergi öncesi fiyatın %60 ile %100’ü düzeyinde olması. Akaryakıt üzerinden alınan vergilerin yüksek düzeyde olması. Ancak bu gibi vergiler düşürülürse, yurt içi büyümenin hızı büyük olasılıkla artacaktır.

 

Fırsatlar

  • Ailelerin dörtte üçünün araç sahibi olmamasına bağlı olarak iç pazardaki önemli büyüme potansiyeli.

  • Kişi başına düşen gelirde beklenen artış, tüketicinin harcama gücünü artıracaktır.

  • Irak sınırının açılması Türkiye’ye önde gelen bir tedarikçi olma ve ihracatını artırma fırsatı sağlayacaktır.

  • Vergi muafiyetleri de dâhil olmak üzere, diğer teşvikler.

Tehditler

  • AB ülkelerindeki güçlü sendikaların üretimin bu ülkelerden Türkiye’ye kaymasına karşı direnç göstermeleri

  • AB pazarlarına bağımlılık.

  • Çin ve Hindistan’daki hızlı büyüme

 


İlgili Raporlar

Otomotiv Sektörü Raporu
Format : PDF
Boyut:1MB

Basın Bültenleri

10-01-2012-TYDTA-MUBEA
Format :PDF
Boyut :269KB
 
01-12-2011-TYDTA-FEV
Format :PDF
Boyut :282KB
 
08-12-2010-TYDTA-CUMMINS
Format :PDF
Boyut :55KB
 
12-01-2009-TYDTA-CRH
Format :PDF
Boyut :476KB
 
17-10-2008-TYDTA-GATES
Format :PDF
Boyut :468KB
 
13-10-2008-TYDTA-TAFE
Format :PDF
Boyut :467KB