Skip navigation links
Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Enerji ve Yenilenebilir Kaynaklar
Finans
Gayrimenkul
İş Hizmetleri
Kimya
Madencilik ve Metal
Makine
Otomotiv
Tarım ve Gıda
Taşımacılık ve Lojistik
Turizm
Yaşam Bilimleri
Bu sayfa yazıcı önizleme sayfasıdır.
Sayfaya geri dönmek için tıklayın.
Sayfayı yazdır
 

Otomotiv 

Türkiye otomotiv endüstrisinin temelleri, Türk yapımı ilk binek otomobillerin geliştirilme ve üretilme çalışmalarının yapıldığı 1960'lı yılların başına dayanmaktadır. Hızlı bir sanayileşme ve ilerleme döneminden geçen bu önemli sektör, montaj ağırlıklı ortaklıklardan tasarım yeteneği ve geniş üretim kapasitesine sahip tam teşekküllü bir endüstriye dönüşmüştür. Orijinal ürün üreticileri (OEM), 2000 ile 2014 yılları arasında Türkiye'deki faaliyetlerine 12 milyar ABD dolarının üzerinde yatırım yapmıştır. Bu yatırımlar üreticilerin imalat yeteneklerini önemli ölçüde geliştirerek Türkiye’nin uluslararası OEM'lerin küresel değer zincirinin önemli bir halkası haline gelmesini sağlamıştır. Uluslararası kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan, hatta bu standartların ötesine geçen günümüz Türk otomotiv endüstrisi, katma değerli üretim anlayışı sayesinde son derece etkin ve rekabetçi bir konumda bulunmaktadır.

 

  • Rekabetçi ve nitelikli iş gücü, dinamik yerel pazar ve elverişli coğrafi konumunun avantajları sayesinde 13 küresel OEM'in Türkiye'deki araç üretimi 2002 yılında 374.000 iken 2015 yılında 1,3 milyonun üzerine çıkmıştır. Bu artış, söz konusu dönemde gerçekleşen yaklaşık % 10’luk yıllık bileşik büyüme oranına işaret etmektedir.
  • Türk otomotiv sektörünün gösterdiği ciddi büyüme Türkiye'nin 2015 yılı sonu itibarıyla dünyanın en büyük 15., Avrupa'nın ise en büyük 5. otomotiv üreticisi konumuna yükselmesini sağlamıştır.
  • Türkiye, özellikle ticari araç üretimi alanında bir mükemmellik merkezi haline gelmiştir. 2015 yılı sonu itibarıyla Türkiye, Avrupa'nın bir numaralı hafif ticari araç üreticisidir.
  • Eşsiz bir üretim merkezi olarak kendisini kanıtlayan Türk otomotiv endüstrisi Ar-Ge, tasarım ve markalaşma yeteneklerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Türkiye'de 2015 yılı sonu itibarıyla otomotiv üreticilerine/tedarikçilerine ait 75 adet Ar-Ge merkezi faaliyet göstermektedir.
  • Ford, Fiat, Daimler, AVL ve Segula, Türkiye'de ürün geliştirme, tasarım ve mühendislik faaliyetlerinde bulunan küresel markalar arasında öne çıkan örnekler olarak göze çarpmaktadır. Ford Otosan’ın Ar-Ge merkezi, Ford'un küresel çaptaki en büyük üç Ar-Ge merkezinden biriyken, Fiat'ın Bursa'daki Ar-Ge merkezi ise İtalyan şirketin kendi ülkesi dışında Avrupa pazarına hizmet veren tek merkezidir. Öte yandan, Daimler’in İstanbul'daki Ar-Ge merkezi, Alman şirketin Türkiye'deki kamyon ve otobüs üretim faaliyetlerini tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir.
  • Türkiye, tedarik zinciri tarafında da destekleyici bir ortam sunmaktadır. Ülkede OEM üretimini destekleyen yaklaşık 1.100 parça tedarikçisi bulunmaktadır. Parçalar araç üreticilerinin imalat hatlarına doğrudan girmekte, OEM'lerin yerelleşme oranı ise % 50 - % 70 arasında değişmektedir.
  • Türkiye'de çok sayıda küresel tedarikçiye ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye'yi üretim üssü olarak kullanan 250'yi aşkın küresel tedarikçi bulunmaktadır; bunların 28'i en büyük 50 küresel tedarikçi arasında yer almaktadır.
  • Otomotiv üreticileri, ihracat satışları için Türkiye'yi bir üretim üssü olarak giderek daha fazla tercih etmektedir. Türkiye'deki üretimin % 75'inin yabancı pazarlara yönelik olması bu durumun bir göstergesidir. 2015 yılında Türkiye'den yabancı pazarlara 900.000'den fazla araç ihraç edilmiştir.
  • Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve İspanya, Türk otomotiv endüstrisinin temel ihracat pazarları olsa da, yeni otomobil satışları için talep potansiyelinin belirgin ölçüde yüksek olduğu gelişmekte olan civar ülkeleri hedefleyen şirketler sayesinde ihracat rotalarında çeşitlenme eğilimi gözlenmektedir.
  • 2000'li yılların başlarında 3.000 ABD doları olan kişi başı milli gelirin 2015 yılında 10.000 ABD dolarına yükselmesi, motorlu taşıt pazarındaki satışları da artırmıştır. 2000'li yılların başlarında 360.000 civarında olan piyasadaki yıllık ortalama satış adedi, 2015 yılı itibarıyla ortalama 870.000'e yükselmiştir.
  • Pazardaki güçlü büyümeye rağmen 1.000 kişi başına düşen 165 araçla Türkiye'deki otomobil penetrasyonu, ortalaması 500 olan Avrupa’nın hâlâ oldukça gerisindedir. Bu da, otomobil üreticilerini yerel pazarda sayısız fırsatın beklediğinin göstergesidir. Düşük otomobil sahipliği  ve artan satın alma gücü, önümüzdeki yıllarda otomobil satışlarının artmasında önemli bir rol oynayacaktır.