Skip navigation links
Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Enerji ve Yenilenebilir Kaynaklar
Finans
Gayrimenkul
İş Hizmetleri
Kimya
Madencilik ve Metal
Makine
Otomotiv
Tarım ve Gıda
Taşımacılık ve Lojistik
Turizm
Yaşam Bilimleri
Bu sayfa yazıcı önizleme sayfasıdır.
Sayfaya geri dönmek için tıklayın.
Sayfayı yazdır
 

Enerji ve Yenilenebilir Kaynaklar 

Türkiye geçtiğimiz on yılda kaydettiği ekonomik büyümeye paralel olarak dünyanın en hızlı büyüyen enerji piyasalarından biri haline gelmiştir. Enerji dağıtımının tamamen özel sektöre devredildiği ve enerji üretim varlıkları özelleştirilmesinin önümüzdeki beş yıl içerisinde tamamlanmasının planlandığı bu dönemde başarılı bir biçimde uygulanan özelleştirme programı, ülkenin enerji sektörüne son derece rekabetçi bir yapı ve büyüme için yeni ufuklar kazandırmıştır.

 

Ekonomik büyüme, artan kişi başına düşen gelir, olumlu demografik eğilimler ve yüksek şehirleşme hızı, Türkiye’deki enerji talebinin başlıca etmenlerini oluşturmakta olup bu talebin 2023 yılına kadar da yılda yaklaşık % 6 artacağı tahmin edilmektedir. Özel sektör aracılığıyla yapılacak yeni yatırımlarla birlikte, Türkiye’nin artan talebini karşılayabilmek amacıyla hâlihazırda kurulu bulunan 74 GW’lık elektrik kapasitesinin 2023 yılına kadar 120 GW’a ulaştırılması beklenmektedir. Türkiye, tüketicilere sürdürülebilir ve güvenilir enerji sağlama çalışmaları kapsamında, enerji üretim tesisinin türüne ve kapasitesine bağlı olarak yatırımcılara tarife garantisi, alım garantisi, bağlantı öncelikleri, lisans muafiyeti, vb. gibi cazip teşvikler sunmaktadır.

 

Son on yılda, Türk hükümeti, özel kuruluşların iştirakını teşvik edip daha rekabetçi bir enerji piyasası oluşturarak enerji sağlama alanında oldukça önemli reformlara imza atmıştır. Enerji üretim varlıklarının özelleştirilmesinin yanı sıra özel sektörden daha fazla yatırım çekmek için gerekli koşulların oluşturulması stratejisiyle birlikte, elektrik üretim sektöründeki özel şirketlerin payı hızla artmış ve 2002 yılında % 32 iken 2015 yılında % 75’e yükselmiştir. Türk hükümetinin daha rekabetçi bir enerji sektörü oluşturmak için attığı bir başka adım da bir enerji borsasının kurulmasıdır. Bu borsa kurulduktan sonra yalnızca pazarda liberalleştirmeyi artırmayacak, aynı zamanda şeffaflık sağlayarak arz ve talep arasında sağlıklı bir denge kurulmasına yardımcı olacaktır.

 

Türkiye, geniş bir yerel piyasaya sahip olmanın yanı sıra stratejik açıdan birçok büyük enerji tüketicisi ve tedarikçisi arasında yer alarak bölgesel bir enerji üssü konumundadır. Mevcut ve planlanan petrol/gaz boru hatları, kritik Türk boğazları ve ülkede yeni bulunan umut verici hidrokarbon rezervleri, Türkiye’nin enerji fiyatları üzerindeki kontrolünün artmasını sağladığı gibi enerji köprüsü rolünü de güçlendirmektedir.

 

Türkiye’de, su, rüzgâr, güneş, jeotermal ve diğer enerji türleri gibi birçok yenilenebilir enerji türüne yönelik üretim fırsatı bulunmakla birlikte uygun tarife garantileri ile desteklenen teşvik edici politikaların ulusal şebeke içindeki payının önümüzdeki yıllarda artması beklenmektedir. Türk hükümeti, ülkenin toplam kurulu gücündeki yenilenebilir kaynak payını 2023 yılı itibarıyla % 30 gibi dikkat çekici bir seviyeye çıkarmayı öncelik haline getirirken, diğer taraftan gerek bireysel gerekse kurumsal düzeylerde enerji tasarrufuna yönelik ilkeleri belirleyen yasalar çıkarmak ve enerji verimliliği yatırımlarına teşvikler sunmak suretiyle enerji verimliliği kavramını hayata geçirmektedir.

 

Gelecek yıllarda Türkiye'nin enerji stratejisi için yenilenebilir kaynaklar kadar atık işleme ve sera gazlarının azaltılması gibi alanlardaki teknolojiler de bu yeni elektrik üretimi biçimiyle birlikte son derece önemli ek uygulamalar olarak sıklıkla anılmaktadır. Yenilenebilir kaynaklara başvurularak çevrenin korunmasının yanı sıra karbon salınımlarının azaltılması, üretim/aktarım verimliliğinin artırılması ve atık yönetimi teknolojilerinin kullanımının teşvik edilmesi de dâhil olmak üzere yürürlükte olan veya yakında yürürlüğe girecek birtakım önlem ve düzenlemeler de bulunmaktadır.

 

Bu etmenlerin tümü Türkiye enerji sektörünü derinlemesine şekillendirip Türkiye’yi bu alanda dünyadaki en cazip yatırım yerlerinden biri haline getirmiştir. Türk enerji sektörü, yatırımcı dostu düzenlemelerin uygulanması ve yüksek talep artışına paralel olarak daha canlı ve rekabetçi bir hale gelmekte ve tüm enerji alt sektörlerindeki değer zinciri bileşenleri için giderek artan sayıda yatırımcının ilgisini çekmektedir.

 

2023 yılında Türkiye’nin enerji talebini karşılamak için gerekli toplam yatırım miktarının, son on yılda gerçekleştirilen toplam yatırım miktarının iki katını aşarak yaklaşık 110 milyar ABD doları olması beklenmektedir.

 

Hükümetin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılının kutlanacağı 2023 yılına yönelik vizyonu gereği enerji sektörüne ilişkin yüksek hedefler öngörülmektedir. Bu hedefler arasında aşağıdakiler yer almaktadır:

 

  • Toplam kurulu güç kapasitesinin 120 GW’a çıkarılması
  • Yenilenebilir enerji kaynakları payının % 30’a yükseltilmesi
  • Su enerjisi kullanımının en üst düzeye çıkarılması
  • Rüzgâr enerjisine dayalı kurulu güç kapasitesinin 20.000 MW’a ulaştırılması
  • 1.000 MW jeotermal ve 3.000 MW güneş enerjisi sağlayacak santrallerin kurulması
  • Taşıma hattı uzunluğunun 60.717 km’ye çıkarılması
  • Enerji dağıtımı birim kapasitesinin 158.460 MVA düzeyine çıkarılması
  • Akıllı şebeke kullanımının artırılması
  • Doğal gaz depolama kapasitesinin 5 milyar m3ün üzerine çıkarılması
  • Enerji borsası oluşturulması
  • Nükleer enerji santrallerinin işletmeye alınması (iki nükleer elektrik santralini faaliyete almış olmak, bir üçüncüsünün inşaatını sürdürmek)
  • Kömür enerjisine dayalı kurulu güç kapasitesinin 15,9 GW’tan 30 GW’a yükseltilmesi