Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, ekonomik olarak sürekli gelişen iş dünyasını doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemek suretiyle özellikle ekonominin ve sosyal yaşamın vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Türkiye, bu sektörün gelecekteki rolünün günümüze kıyasla çok daha önemli olacağının farkındadır. Bu gelişme ve büyümenin beraberinde getirmiş olduğu çağın gereklerine uygun çözüm arayışları ve günümüz ekonomik ve sosyal yaşamının bu en güncel ve hızlı çözümlere bir an önce erişebilmesi, bilgi ve iletişim sektörünün temelini oluşturmaktadır; zira bu çözüm arayışlarında hem zamanın hem de maddi kaynakların en verimli düzeyde kullanılması esastır. Bu açıdan, Türkiye son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne olan ilgisini daha da artırmış ve gelecekte sektör üzerinde söz sahibi olmak için gerekli çalışmaları başlatmıştır. Bu çalışmaların en belirgin olanları yatırımcılara yönelik olarak çıkarılan yeni teşvikler ve Ar-Ge Kanunu’dur.
- Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu yeni ürünlere yönelik talebin artmasını sağlamaktadır.
- 2011 yılı Eylül ayı itibarıyla, internet kullanıcılarının sayısı 50 milyonu aşarken, geniş bant abonelerinin sayısı yaklaşık 13 milyona, cep telefonu abonelerinin sayısı ise 65 milyona ulaşmıştır.
- Türkiye’deki bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı 2002 ve 2010 yılları arasında % 14 bileşik yıllık büyüme oranıyla dikkat çekici bir biçimde büyümüş ve 2010 yılında 28,5 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. Interpromedya’ya göre, bu rakamın 2011 yılında 30 milyar ABD dolarını aşması beklenmektedir.
- 2010 yılında Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde faaliyet gösteren 500 bilgi ve iletişim teknolojileri şirketinden 28’i Türk şirketiydi (Deloitte Technology Fast 500 EMEA).
Türkiye’nin, Cumhuriyetin 100. yılının kutlanacağı 2023 yılına yönelik iddialı vizyonu gereği bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne ilişkin yüksek hedefler öngörülmektedir. Bu hedefler arasında aşağıdakiler yer almaktadır:
- Geniş bant abonelerinin sayısının 30 milyona çıkarılması
- Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün % 50’sinin gereksinimlerinin yerli ürün ve hizmetlerle karşılanması
- Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün GSYİH payının % 8’e çıkarılması
- E-dönüşüm alanında en büyük 10 ülkeden biri haline gelmek
- 2019 yılına kadar tüm kamu hizmetlerinin elektronik olarak sağlanması
- Nüfusun % 80’ine bilgisayar kullanma becerisi kazandırılması
|
 |
|
 |
-
Gelişmiş telekomünikasyon hizmetlerine yönelik artan talep ile nüfusun toplam BİT harcamalarını artıracağına yönelik beklentiler
-
Gelişmiş Batı ülkelerine kıyasla genç nüfusun sağladığı yüksek büyüme potansiyeli
-
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde bulunan şirketlere sağlanan vergi avantajları ve teşvikler
-
Devlet kurumlarının en büyük BT alıcıları arasında yer alması
-
BT yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payının artmakta olması |
|
-
Yazılım korsanlığı oranının kademeli olarak azalmakla birlikte, hala yüksek bir seviyede olması
-
Sektörde KDV ve Özel İletişim Vergisi gibi vergilerin yüksek seviyede olması
|
 |
|
 |
 |
|
 |
-
Devletin BT yatırımlarına giderek daha fazla bütçe ayırması
-
Cep telefonu abone sayısındaki düzenli artış beklentisi
-
Artan sayıda nitelikli, genç ve dinamik bilgisayar mühendisi ve yazılım uzmanı yetiştirme kapasitesi |
|
- Sektörde Ar-Ge ve inovasyon alanlarında yeterince gelişmemiş olan iş birliği kültürü
|
 |
|
 |