Skip navigation links
Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Enerji ve Yenilenebilir Kaynaklar
Finans
Gayrimenkul
İş Hizmetleri
Kimya
Madencilik ve Metal
Makine
Otomotiv
Tarım ve Gıda
Taşımacılık ve Lojistik
Turizm
Yaşam Bilimleri
Bu sayfa yazıcı önizleme sayfasıdır.
Sayfaya geri dönmek için tıklayın.
Sayfayı yazdır
 

Yaşam Bilimleri 

Yaşam bilimleri ve sağlık sektörü, özellikle sosyal ve ekonomik etkileri göz önünde bulundurulduğunda Türkiye'de stratejik öneme sahip sektörler olarak kabul edilmektedir. Türkiye, Sağlık Bakanlığı tarafından 2004 yılında uygulamaya alınan “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile sağlık reformları konusundaki kararlılığını göstermiştir. Söz konusu reformlar, Türkiye'nin sağlık sisteminde önemli gelişmelere damga vururken, sağlık sektöründe Ar-Ge ve inovasyona yapılan yatırımlarla da desteklenmiştir.

 

Türkiye yaşam bilimleri ve sağlık sektörüne ait bazı önemli veriler ve rakamlar şunlardır:

 

  • 2015 yılında Türk ilaç pazarı, 2014 yılına oranla % 15,5 büyüyerek 16,8 milyar TL değere ulaşmıştır. Aynı dönemde birim satışlar % 6,7 artarak 1,95 milyar olmuştur.
  • IMS Health’in raporuna göre, 2014 yılında “ilaç sektöründe yükselen 20” ülke arasında 19. sırada yer alan Türkiye’nin 2019 yılında 17. sıraya yükselmesi beklenmektedir.
  • Türkiye pazarının 2015-2019 yılları arasında % 11-14 büyüme kaydetmesi beklenmektedir. (IMS Consulting Group)
  • Sektörde yaklaşık 300 ilaç şirketi faaliyet göstermektedir. Uluslararası standartlara uygun 67 üretim tesisi arasından 12’si çok uluslu şirketlere aittir.
  • Türkiye'de bulunan 12 hammadde üretim tesisinden 3'ü çok uluslu şirketlere aittir.
  • Sektörde yaklaşık 30.000 kişi istihdam edilmekte olup 11.500'ün üzerinde ürün üretilmektedir.
  • 2009-2015 yılları arasında, ilaç satışları % 27,8 oranında artış göstermiş ve 43 çok uluslu ilaç şirketi Türkiye pazarına girerek piyasadaki yabancı şirket sayısını 116'ya çıkarmıştır.
  • 2010 yılında 612 milyon ABD doları olarak gerçekleşen ilaç ihracatı, son beş yıl içinde % 53,4 artış göstererek 2015 yılında 939 milyon ABD dolarına ulaşmıştır.
  • Türk ilaç üreticileri 170'ten fazla ülkeye ihracat yapmakta; bu ticaretin büyük bir kısmı AB, MENA ve BDT ülkelerine gerçekleşmektedir.

 

Sağlık Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı, dünya pazarlarıyla paralel bir büyüme gösteren ilaç endüstrisine yönelik uzun vadeli ortak bir stratejik plan üzerinde çalışmaktadır. Bu plan, yerli ilaç ve tıbbi cihaz üretiminin toplam yurt içi talep hacminin sırasıyla % 60 ve % 20'sini oluşturacağı bir pazar meydana getirmeyi hedeflemektedir.

 

Türkiye'de sağlık sektörü talebini yönlendiren temel faktörlerden biri hızla büyüyen genç nüfustur. Economist Intelligence Unit'in tahminlerine göre, 2013-2017 döneminde kişi başına düşen sağlık harcamalarının % 5,6 yıllık bileşik büyüme oranıyla artacak olması itibarıyla Türkiye'deki sağlık sektörünün büyük bir çıkış yapması beklenmektedir. Buna karşılık, gelişmiş ülkelerdeki büyüme oranlarının nispeten daha düşük olacağı tahmin edilmektedir

 

Elverişli uzun vadeli makro-ekonomik koşullar ve ilaca erişimin kolaylaşması, ilaç talebini artırmaya devam edecek ve yabancı ilaç şirketlerine cazip gelecektir; bu da Türkiye'yi Orta ve Doğu Avrupa'da ilaç üretiminde giderek daha da önem kazanan ülkelerden biri haline getirecektir.

 

Sağlık tesisleriyle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı, bünyesinde hastaneleri, rehabilitasyon merkezlerini, termal turizm tesislerini, bakımevlerini, sağlık tekno-kentlerini ve Ar-Ge merkezlerini barındıran organize sağlık bölgeleri açmayı planlamaktadır.

 

Türk hükümeti aynı zamanda sağlık alanında iddialı bir kamu-özel iş birliği (PPP) programını da gündemine almıştır. Kamu-özel iş birliği uzmanlarına göre Türkiye, orta ve uzun vadeli kamu-özel iş birliği projelerinde en cazip ikinci küresel pazar konumundadır. Hükümetin, şu an 26,5 olan 10.000 kişi başına düşen yatak sayısını 2023 yılında 32'ye çıkarma çalışmalarıyla birlikte, sağlık sektöründeki yatırımların artmaya devam etmesi beklenmektedir.

 

Türk sağlık sektörü, dikkate değer büyüme potansiyeli sayesinde çok sayıda yatırım fırsatı sunmaktadır. Sağlık Bakanlığı, Kamu-Özel İş Birliği Programı’na yönelik finansal kiralama ödemeleri için yaklaşık 100 milyar TL bütçe ayırırken, ücretsiz sağlık bölgeleri, sağlık turizmi ve e-sağlık alanları da benzer çekiciliğe sahip yatırım imkânları sunmaktadır.

 

Hükümet ayrıca, ülkeyi ilaç alanında küresel bir Ar-Ge ve üretim üssü haline getirmek için özel ilaç bölgelerinin kurulması yoluyla üretim altyapısını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Tüm bunlar ek olarak, Türk hükümeti Ar-Ge harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın % 3'ünü oluşturacak şekilde artırmak ve ihracatı 500 milyar ABD dolarına çıkarmak suretiyle ülkeyi 2023 yılı itibarıyla sağlık hizmetleri alanında dünyanın ilk on ekonomisinden biri haline getirmeyi hedeflemektedir. Ekonomik refahtaki iyileşme doğrultusunda daha yüksek kaliteli ve erişimi kolay sağlık hizmetleri konusundaki beklentiler yükseldikçe, Türkiye'de kişi başına düşen sağlık harcamalarının 2023 yılına kadar neredeyse üç katına çıkarak 2000 ABD dolarını bulacağı tahmin edilmektedir.