Türkiye'nin ihracata dayalı üretim ve ticaret merkezi rolünü pekiştiren serbest bölgeleri, 2026 yılının ilk yedi ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,9 artışla 7,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek yeni bir rekora imza attı.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'deki 19 serbest bölgede yapılan ihracat yalnızca temmuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,3 artış kaydederek 1,15 milyar dolara ulaştı. Ocak-temmuz döneminde serbest bölgelerde gerçekleştirilen toplam satışın yüzde 76,8'ini ihracat oluştururken bu oran, yılın ilk yedi ayında kaydedilen en yüksek pay oldu.
Yılın ilk yedi ayında serbest bölgelerden yapılan toplam ihracatın yüzde 57,4'ünü orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler oluşturdu. İhracatın yüzde 50,4'ünü orta-yüksek teknolojiye sahip ürünler oluştururken yüksek teknolojiye sahip ürünlerin payı yüzde 7 olarak gerçekleşti.
Teknoloji yoğun ürünlerin elde ettiği bu güçlü pay, Türkiye'nin yüksek katma değerli üretim ve ihracat ekosisteminde serbest bölgelerin büyüyen rolünü gözler önüne sererken ülkenin daha teknoloji odaklı ve rekabetçi bir ihracat yapısına geçtiğini de kanıtladı.
Ocak-temmuz döneminde 1,96 milyar dolar ihracatla Ege Serbest Bölgesi liderliğini korurken, ikinci sırada 1,21 milyar dolar ile Bursa Serbest Bölgesi yer aldı. Bursa Serbest Bölgesi'nden yapılan ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 32,7 artış gösterdi.
En yüksek büyüme oranını, ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 40,2 artışla 447 milyon dolara çıkaran Antalya Serbest Bölgesi kaydetti. Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi'nin ihracatı da yüzde 32,3 artarak 341 milyon dolara yükseldi.
Genel tabloda ise, altı serbest bölgede 2026 yılının ilk yedi ayında yüzde 10'un üzerinde gerçekleşen ihracat artışı, Türkiye'nin ihracata dayalı üretim tabanının dayanıklılığını ve rekabet gücünü bir kez daha vurguladı.
Türkiye'nin serbest bölgeleri, Temmuz 2026 itibarıyla 474'ü yabancı sermayeli olmak üzere toplam bin 934 firmaya ev sahipliği yaparken, 87 bin 655 kişiye de istihdam sağladı.
Stratejik konumları, ihracat odaklı altyapıları, yatırım teşvikleri ve bölgesel ve küresel pazarlara erişim imkanlarıyla Türkiye'nin serbest bölgeleri, ülkemizde üretim ve ticaret faaliyetleri yürütmek isteyen uluslararası yatırımcılara cazip bir platform sunmaya devam ediyor.
Ülkemiz Türkiye Yüzyılı vizyonuyla hızla ilerlerken daha yüksek katma değerli üretimi, güçlü ihracat kapasitesini ve küresel değer zincirlerine daha derin entegrasyonu destekleyen serbest bölgeler Ticaret Yüzyılı'nın stratejik itici güçleri olarak öne çıkıyor. Serbest bölgelerin teknoloji yoğun ihracata ve uluslararası ticarete katkıları, Türkiye'nin yatırım, üretim ve ticaretin güç merkezi olarak konumunu sağlamlaştırıyor.