​52 milyar ABD doları<br>

​52 milyar ABD doları

​2002-2018 yılları arasında Türk finans hizmetleri sektörüne DYY girişi.
​3,9 trilyon TL<br>

​3,9 trilyon TL

​2018 yılında Türkiye'nin finans hizmetleri sektöründeki toplam varlık hacmi.
<p>​%18<br></p>

​%18

​2008-2018 yılları arasında Türk finans hizmetleri sektörünün yıllık birleşik büyüme oranı.
​51<br>

​51

​Türkiye'de hizmet veren banka sayısı.
<p>​%104<br></p>

​%104

​2018 yılında Türk bankacılık sektöründeki toplam varlıkların GSYİH'ya oranı.
​%17,3<br>

​%17,3

​2018 yılında Türk bankacılık sektöründeki sermaye yeterlilik rasyosu.

​​
​Finans sektörü, Türkiye’de 2000’li yılların başında yaşanan yerel ekonomik krizin ardından, uygulamaya alınan düzenleyici reformlar ve yapısal değişiklikler sayesinde, 2009 yılında baş gösteren ve sonrasında da devam eden küresel finansal kriz sırasında ne derece dirençli olduğunu kanıtlamıştır. Yapılan reformlar yatırımcıların güvenini arttırmış ve finans sektörü uluslararası doğrudan yatırımlarda en çok tercih edilen alan haline gelerek 2005 yılından bu yana 52 milyar ABD doları yatırım çekmiştir. 
 
Finans sektöründe önemli bir ağırlığa sahip bankacılık hizmetleri, tüm finansal hizmetler içinde yaklaşık %70 payı elinde bulundururken, sigortacılık hizmetleri ve diğer finansal faaliyetler de önemli bir büyüme potansiyeli barındırmaktadır. Türkiye’de; 32 mevduat bankası, 13 kalkınma ve yatırım bankası, 6 katılım bankası olmak üzere toplam 51 adet banka faaliyet göstermektedir. Bu 51 bankanın 28’i yabancı sermayeye sahiptir (sektördeki toplam varlıkların %27’si yabancı yatırımcılara aittir). 
 
Türk sigorta sektörü, emsal ülkelerle kıyaslandığında halen yeterince girilememiş bir pazardır (GSYH'nin %1,5'ini temsil etmektedir). Yeni sigorta şirketlerinin kurulması ve Türkiye pazarından pay almasıyla birlikte sigorta sektörü bu potansiyelini faaliyete geçirmektedir. Türkiye, finansal ürünler ve hizmetlere giderek daha çok ihtiyaç duyan genç ve dinamik nüfusunun da kısmen teşvik ettiği, güçlü bir ekonomik büyüme sergilemektedir. 
 
Ülkenin sağlam ekonomisi, vadettiği parlak gelecek ile Türkiye finans sektörü için de itici bir güç olmuştur. Son 16 yılda, Türkiye’nin GSYİH’si yıllık ortalama %5,5 büyümüştür ve bu büyüme hızının devam etmesi beklenmektedir. Türkiye’nin büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisi kayda değer büyüme göstererek 2018 yılında dünyanın en büyük 13. ekonomisi hâline gelmiştir. 
 
Türkiye'nin ekonomik büyümesi aynı zamanda, gelir artışı ve artan satın alma gücüne sahip bir orta sınıfın gelişmesini sağlamıştır.
 
Türkiye ayrıca yakın gelecekte ulaşılması amaçlanan özel ekonomik hedefler belirlemiştir. Bu hedeflerden biri de İstanbul'u önemli bir finans merkezine dönüştürmektir. Türkiye'nin büyük ve genç nüfusu, nitelikli iş gücü ve jeo-stratejik konumuyla birlikte hızla gelişen pazarları, İstanbul'u uluslararası finans merkezi olarak ideal aday haline getirmektedir. Hükümetin İstanbul Finans Merkezi projesini başlatmasından bu yana hızla ilerleme kaydeden İstanbul, artık dünyanın gelişmekte olan finans merkezlerinden biri olarak göze çarpmaktadır.​

HIZLI BAĞLANTILAR

TÜRKÇE